04 Ocak 2010 Pazartesi

0 yorum

2010 yılı öngörüleri..

2009 yılı ortaları dünyadaki  güç dengelerinde meydana gelen değişikliklerin su yüzüne çıkma yılı oldu. Küresel güçlerin piyonları belli bir süreç içerisinde yavaş yavaş yön değiştirmeye başladı. Tek Dünya Düzeni kurma çabaları henüz rafa kaldırılmamış da olsa yükselen Rusya ve Çin'in ortadoğuda yaptığı hamleler bu planların sekteye uğramasına sebep oldu. Hal böyleyken ülkemizde de bir takım eksen kaymaları ya da değişikliklerinin olması kaçınılmazdır. Şüphesiz bu dünyada sanıldığı kadar demokrasi ya da zannettiğimiz kadar hümanist bir düzen yoktur. Demokrasi ve insan hakları Avrupa'nın bir kaç meşhur kentlerinin dışına henüz çıkamamıştır. Kapitalizm kendi kendini yiyip bitirene kadar bu sömürü ve zorbalık tüm dünyaya hükmedecektir. Küresel güç dengeleri değil 6 milyar insan 12 milyar insana bile yetecek kapasitede olan bu dünyayı paylaşmakta bir takım sorunlar yaşadılar. Bu sorunların yansımaları 2009 yılında patlak veren global ekonomik krizle gözler önüne serildi. Rusya ve Çin dünyada tek kutuplu düzenin sona erdiğini adeta ispatlama çabasındadır. İran ve Hindistan bu iki büyük devletin maşası ve piyonu olacaklardır.

12 Aralık 2009 Cumartesi

0 yorum

A clockwork orange (1971)- Otomatik Portakal


 Yönetmen: Stanley Kubrick
Senaryo yazarı: Stanley Kubrick (screenplay)
Eserin gerçek yazarı: Anthony Burgess (novel)
İlk kez 1971 de  ABD'de ülkemizde ise 15 Mart 1996 yılında gösterime girmiştir. Aradan geçen yılları hesaplarsak ne kadar çok şey kaçırmış olduğumuzu görebiliriz.

 Bu film bana göre Stanley Kubrick'in en iyi şaheseri. Kullanılan ses efektleri, ışık ve kurgu bu filmi tanımlamaya yetiyor.
Film, Anthony Burgess'in toplumsal yasaları, suçu ve akabinde ceza alan bireyin ıslah edilmesi yöntemlerini eleştiren 'A Clockwork Orange' adlı eserinin sinemaya uyarlanmış halidir.
Filmin baş kahramanı 14 yaşında okul çağındaki Alex'in içindeki şiddet duygusunu salık vermesi ve akabinde başının bir cinayetten ötürü belaya girmesi, sonrasında cezalandırması ve ıslah edilmesi filme konu olmuştur. Bu yönüyle Kubrick, Burgess'in yolundan devam etmiş  bu eseri beyaz perdede hakettiği yere kavuşturmuştur.

Malcolm McDowell'in 14 yaşındaki Alex'i canlandırırken 28 yaşında olması da hayli ilginçtir. 
Eserdeki kahramanın adı özellikle seçilmiştir.

12 Kasım 2009 Perşembe

1 yorum

TTNet Net Limitsiz Tarifesini Kullanmayın

Netlimitsiz tarifesini kullanan bir abone olarak hızın tadını 1 ay kadar çıkarabildim.

TTNet'in yaldızlı baldızlı reklamlar ile önümüze sürdüğü 'netlimitsiz tarifesi'ni tavsiye etmiyorum.
Şu an itibariyle aylık 49 TL'ye sattıkları bu tarife ile kandırılmış gibi hissediyorsunuz.
Netlimitsiz paketin özellikleri:
-15 gb.'a  kadar kullanım hızınız 8mbit. (Adil kullanım uygulaması güya)
-15gb. download sonrası hızınızı 512 kbps'ye düşüyorlar. Yani artık antika olmuş bir hıza. Kota sınırlaması yok ama internetiniz bu hıza düştükten sonra sayfalar açılana kadar çay molası veriyorsunuz.

11 Kasım 2009 Çarşamba

0 yorum

Özgürlük ateşinin nostaljik simgesi: Uschi Obermaier

23 Eylül 1946’da Münih’te doğdu. Müzik tutkunu aile baskısına karşı gelen asi bir kız idi. Kendini Münih’te boğulmuş gibi hissediyor dünyayı dolaşmak istiyordu. Tek dayanağı müzik ve çılgınca dans idi. İlk olarak Twen dergisinde yayınlanan pozları ile dikkat çekti. Bir anda ünlü olmuş ve Berlin’e taşınmıştı. O sıralar Almanya’da hippi rüzgarları esmekteydi. Bağımsızlığın ve özgürlüğün ateşinin yakıldığı Komune 1 ‘e katıldı. Orada grubun lideri olan Rainer Langhs ile tanıştı. Aralarında duygusal bir bağ oluştu. Örgüt üyelerinin devrim diye nitelendirdikleri kıstasların öncüleri oldular. Bunlardan en önemlisi rahatça ve baskı altında kalmadan yaşadıkları cinsellik tabularının yıkıldığı ilişkiler oldu. Öyle ki Rainer ile Uschi arasında kadın-erkek ilişkilerinde görülen kıskançlık bağı olmuyordu. Rainer ile beraber basına poz da vermiştir.


Langhs ile çekilmiş bir fotoğrafı

Fakat Uschi, The Rolling Stones üyelerinden Keith ile tanışınca Rainer’ı terk eder. Sonrasında fotomodellik ve aktrisliğe başlar. Dünya tarihinde ilk kez bir dergi kapağına çıplak poz veren kadın olarak tarihe geçmiştir.
Keith ile ilişkiye başlayan Uschi bir süre onunla da vakit geçirdikten sonra Hamburg’un zengini Dieter Bockhorn ile dünya turuna çıktı. Asıl amacı dünyayı gezmekti.

05 Ekim 2009 Pazartesi

0 yorum

Dünyanın kaç katmanı vardır?

Az önce küçük dostumla onun okul ödevini araştırıyoruz.  Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni ödev olarak dünyanın 7 katmanını araştırın demiş..
İnternette ve ansiklopedilerde bilim insanları tarafından dünyanın(yerkürenin) 5 katmanı olduğu araştırmalarla tespit edilmiş..Biz hocanın istediği 7 katmanı değil bilim çevresince kabul gören 5 katmanı araştırdık ve o ödeve hazırlandık..
Şimdi hocam senin dediğin mi doğru bilimin dediği mi?

02 Ekim 2009 Cuma

0 yorum

Ortak kullanıma açılan banka ATM'leri hakkında

Bankalar arası yapılan bu işbirliği ile artık bankamatikler ortak kullanılabilecek. Bu uygulama Avrupa'da bir ilk olarak görülüyor. Artık farklı bankaların ATM'sini de kendi banka kartınız ile kullanabileceksiniz. Örneğin İş bankasının vermiş olduğu para card ile Garanti ATM' sinden para çekebileceksiniz. Tabi ki bu güzel uygulamanın bir takım masrafları(dezavatanjları) var. Bankalar müşterilerini bu uygulamanın maliyeti konusunda henüz bilgilendirmiş değiller.
Bakiye sorma : 0,25
Nakit çekme : İşlem tutarı üzerinden %1 + 1.70 TL

27 Eylül 2009 Pazar

0 yorum

Google'ın Gmal'i pazarlama stratejisi

Gmail'in beta olduğu ve ilk çıktığı zamanları hatırlayanlar bilir. Google bu özel e-posta hesabını davetiye ile dağıtıyordu.  Google'ın sitesinden üye olup gmail hizmetini kullanamıyordunuz ilk zamanlar.. 2004 yılından bu yana toplamda yüzden fazla insana bu e-postadan üyelik davetiyesi yolladım.Bir çok insan kullanmadı ama bu üyeliği almak istedi. Çünkü insanlar davetiye ile dağıtılan bu şeyin özel olduğunu düşünüyorlardı. O kadar çok merak ediliyordu ki insanlar değişik forum ve bloglarda diğer kişilerden "Gmail Beta" davetiyesi istiyorlardı. Böylelikle insanlar Gmail e-posta hizmetini tanımış oldular.
Google, milyonlarca dolar harcayarak sade ve sıradan bir reklam kampanyası ile çok fazla sitede kendi e-posta hizmetinin reklamını yapsaydı emin olun Gmail bu kadar yaygın kullanılır hale gelemezdi.  Zaten Google'ı bugünlere taşıyan en önemli faktör Gmail Beta hizmetiydi. Çünkü bir çok reklamını bu e-posta hesapları üzerinden yayınladı ve karını katladı. Şimdi düşününce bir hizmeti davetiye ile ücretsiz dağıtmak gerçekten iyi bir pazarlama stratejisi. Çünkü siz sıradan olmadığınızı kanıtlamaya çalışıyorsunuz. Şahsen o yıllarda hotmail kullanmayı bırakıp Gmail'e geçmemin en büyük sebebi diğer e-mail servisleri 10 mb. civarında e-posta kotası verirken Gmail'in 100 mb. ile piyasaya girmesi sonrasında diğerleri de 100 mb. yapınca Google daha